HAYOT jamgʻarmasining bepul milliy loyihasi
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g sh ch
ÜS

Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseldiğini göst…

SÜBÜT

AMALGA OSHISHI

SÜBEK

SUMAK

SÜBJEKTİF

SUBYEKTIV

SÜBVANSİYON

SUBSIDIYA

SÜBYAN

FARZANDLAR

SÜCÛT

SAJDA QILISH

SÜFLİ

PASTKASHLIK

SÜHULET

Kolaylık.

SÜHUNET

Sıcaklık.

SÜJE

Konu.

SÜKÛN

Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik.

SÜKÛNET

Sükûn.

SÜKÛNETLİ

Durgun, sakin, hareketsiz.

SÜKÜR

Tanrı'ya duyulan minneti dile getirme.

SÜKÛT

Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik.

SÜKLÜM PÜKLÜM

Suç işlemiş gibi utanç veya korku içinde büzülmüş olarak.

SÜKSE

Başarı.

SÜLÜN

Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun eti beğenilir bir kuş.

SÜLÜS

Üçte bir.

SÜLALE

Soy; ev, aile

SÜLF

Kükürt

SÜLFÜR

Kükürdün başka bir elementle yaptığı birleşik.

SÜLFAT

Sülfürik asidin tuzu veya esteri.

SÜMÜK

Burun boşluklarından gelen yapışkan sıvı.

SÜMÜKSÜ

Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi.

SÜMBÜL

Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 cm yükseklikte, çiçekleri kuvvetli kokulu ve tür…

SÜMEK

Eğrilmek için temizlenmiş, taranmış yumak biçiminde yün.

SÜMSÜK

Uyuşuk davranan, miskin, aptal, mıymıntı, sünepe, pısırık.

SÜNDÜRME

Sündürmek işi.

SÜNEPE

Kılıksız ve uyuşuk, sümsük.

SÜNGÜ

ишлатиладиган буюм) dolgu gereci. Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde de…

SÜNGÜLÜ

Süngü takmış olan.

SÜNGER

Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayv…

SÜNMEK

Esnekliğini yitirerek gevşemek.

SÜNNET

Hz.Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda…

SÜNNİ

Sünnet ehlinden olan (kimse)

SÜPÜRGE

Süpürmeye yarayan araç.

SÜPÜRGELİK

Süpürge yapmaya elverişli olan (çalı, bitki vb.).

SÜPÜRMEK

Çöp, toz toprak gibi şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek.

SÜPER

Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan.

SÜPERMARKET

Türlü tüketim mallarının, özellikle her türlü yiyecek maddelerinin ve mutfak gereçlerinin…

SÜPRÜNTÜ

Süpürülen şey (toz ve çöp).

SÜRÜ

Evcil hayvanlar topluluğu.

SÜRÜKLEMEK

Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek.

SÜRÜM

Bir ticaret malının satılır olması, revaç.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek.

SÜRÜNCEME

Bir işin sonuçlanıncaya kadar boş yere uğradığı gecikmelerin tümü.

SÜRÜNGEN

Sürüngengillerden olan (hayvan).

SÜRÜNMEK

Karnı üzerinde sürünerek ilerlemek.