Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat
Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат
Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Alifbo koʻrsatkichi
E 1.Ачиниш, афсусланиш. 2.Тасдиқ, таъкидлаш. 3.Норозилик, рад этиш. 4.Мурожаат, чақириш.
EBATЎЛЧАМ, КЎЛАМ, ЭН, БЎЙ Boyutlar, en ve boy.
EBEДОЯ Doğum işini yaptıran kadın.
EBEDİАБАДИЙ, МАНГУ Sonsuz, ölümsüz.
EBEDİYEN1.АБАДИЯН. 2.АСЛО. 1.Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar. 2.(Olumsuz cümlelerde) Hiçbir zaman.
EBETАБАДУЛАБАД Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk.
EBEVEYNОТА-ОНА Ana ve baba.
EBLEHАБЛАҲ Akılsız, budala, alık.
EBRUАБРУ (расм тури) Su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan …
EBRULAMAАБРУ САНЪАТКОРИ Renkleri karıştırarak süs kağıtları üzerine ebru yapan sanatçı.
ECDATАЖДОД Dedeler, atalar.
ECEГЎЗАЛ АЁЛ, ҚИРОЛИЧА Güzel kadın, kraliçe.
ECELАЖАЛ Hayatın sonu.
EChHELЖОҲИЛ Çok cahil, çok bilgisiz olan.
ЭЧКЕМАРÇÖL KERKENKELESİ Калтакесакларнинг бўйи 1,5 метргача етадиган, турли жониворлар билан овқ…
ЭЧКИKEÇİ Қувур шохлилар оиласига мансуб, кавш қайтарувчи жуфт туёқли сутэмизувчи ҳайвон.
ECİNNİЖИН Cin.
ECİRСАВОБ Sevap.
ECİSh BÜCÜShТАРТИБСИЗ Hiçbir yeri düzgün olmayan.
ECNEBİАЖНАБИЙ, ХОРИЖЛИК 1.Başka devlet uyruğunda olan (kimse) yabancı. 2.(Sıfat tamlamalarında)…
ECZAДОРИ Kimyasal yollarla elde edilen, ilaç yapmaya yarayan maddelerin genel adı.
ECZACIФОРМАЦЕВТ İlaç yapan veya hazır ilaçları satan diplomalı kimse.
ECZANEДОРИХОНА İlaçların yapıldığı veya satıldığı yer.
ed.edebiyat
EDA1.ХАТТИ-ҲАРАКАТ. 2.ТЎЛАШ. 3.НАМОЗ ЎҚИШ. 1.Davranış, tavır. 2.Verme, ödeme. 3.(Namaz için)…
EDALIГЎЗАЛ ХУЛҚЛИ Tavırları hoş olan, nazlı, işlevi.
EDATЁРДАМЧИ СЎЗЛАР(грам) Bir kelimeden sonra gelerek o kelime ile diğer öğeler arasında ilgi …
EDEАКА, ОFА Büyük erkek kardeş, ağabey.
EDEBİАДАБИЙ Edebiyatla ilgili.
EDEBİYATАДАБИЁТ Olay, düşünce, duygu ve imajların dil aracılığı ile biçimlendirilmesi sanatı, yaz…
EDEPОДОБ Toplum töresine uygun davranma.
EDERНАРХ, ҚИЙМАТ Fiyat, paha, değer.
EDİMҚИЛИНГАН Yapılmış, gerçekleşmiş.
EDİPАДИБ Edebiyatla ilgili.
EDİSYONНАШР Basım.
EDİTOʻRМУҲАРРИР Basıcı, yapımcı.
EDNAОДДИЙ Çok aşağı, en alt düzeyde.
EDVARДАВРЛАР Çağlar, devirler.
EFEЙИГИТ Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi.
EFEKTЭФФЕКТ Radyo ve televizyon yayınlarında, hareketleri izlemesi gereken seslerin tabii kayn…
EFEKTİFБОР, МАВЖУД, НАҚД (пул) (Bankacılık) Elde bulunan para.
EFELENMEKҚАРШИ ЧИҚМОҚ Diklenmek, kafa tutmak.
EFENDİЖАНОБ, ХЎЖАЙИН 1.Eğitim görmüş kişi için özel adlardan sonra kullanılan unvan. 2.Buyruğu …
EFENDİMЛАББАЙ, МАРҲАМАТ, ЭШИТАМАН, ТАҚСИР, ЖАНОБ (мурожаатда) Bir sesleniş karşısında "buradayım…
EFKAR1.АФКОР, ТУШУНЧА. 2.ҒАМ, ҚАЙҒУ. 1.Düşünceler, fikirler. 2.Tasa, kaygı
EFKARIUMUMİYEРЕФЕРЕНДУМ Kamu oyu.
EFKARLIҒАМЛИ, ҚАЙҒУЛИ Kaygılı.
EFLAKФАЛАК Gökler.
EFLATUNАФЛОТУН 1.Açık mor renk. 2.Bu renkte olan.
EFORМЕҲНАТ Zihince ve bedence ortaya konan çaba, emek.