Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat
Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат
Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Алфавитный указатель
Asosiy masalligʻi guruch, sabzi, yogʻ ham goʻshtdan iborat boʻlgan, qovurib, qaynatib va …
PALTOOdatda koʻylak yoki kostyum ustidan kiyiladigan ustki kiyim.
PALTOSoğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi.
PALYAChOGenellikle panayır tiyatrolarında, sirklerde güldürücü rol oynayan acayip kılıklı oyuncu.
PALYATİFYeterli etkinliği olmayan, bir süre için olan, geçici, muvakkat.
PAMUKEbe gümecigillerden kozo biçimindeki meyvesi üç, dört..beş dilimli olan, sıcak bölgelerde…
PAMUK YAGʻIPamuk çekirdeklerinde elde edilen, zeytin yağına benzer bitki yağı.
PAMUKLUPamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
PANABiror narsa taʼsiridan saqlaydigan, himoya qiladigan joy; toʻsiq.
PANAYIRBelli zamanlarda kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar.
PANCARIspanakgillerden, vitamince zengin bir bitki.
PANDAldamoq, aldab ziyon keltirmoq, firib bermoq.
PANDATİFİnce bir zincirle boyna takılan değerli takı.
PANDOMİMATanzimat ve Meşrutiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen oyunları arasına sıkış…
PANELDinleyiciler önünde, seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla düzenl…
PANİKTopluluğu kaplayan ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü.
PANİSLAMİZMBütün Müslümanları aynı yönetim altında toplama amacını güden politik akım.
PANJAQoʻlning kaft va barmoqlardan iborat qismi.
PANJARAOrasini ochiq qilib yonma-yon biriktirilgan sim, tayoq yoki taxtachalardan qilingan yoki …
PANJURGereğine göre güneş ve rüzgarı önlemeye, ışığı azaltmaya yarayan, açılır kapanır dar ve y…
PANKARTToplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın bir kaç sözle gösterildiği k…
PANOÜzerinde bildiri, açıklama veya tanıtma kağıtları tutturmak için hazırlanmış levha.
PANOHSaqlash, himoya qilish qobiliyatiga yoki qudratiga ega boʻlgan kimsa.
PANORAMAYüksek bir yerden bakılınca göz önüne serilen geniş görünüş.
PANSİYONBütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yeme…
PANSİYONERBir pansiyonda oturan kimse.
PANSUMANYara temizliği ve bakımı.
PANTOLONBelden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek.
PANTOMİMDüşünce ve duyguları müzik veya türlü eşyalar eşliğinde bazen dansla, bazende gövde ve yü…
PANZEHİRZehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde.
PANZERİkinci Dünya Savaşında Alman ordusunun kullandığı, günümüzde polisin kanunsuz sokak göste…
PAPAKatolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve İsa Peygamberin …
PAPAGANPapağangillerden olan kuşlara verilen ad.
PAPATYABirleşikgillerden, 20-50 cm yükseklikte, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası…
PAPAZHıristiyan din adamı.
PAPELBir liralık kağıt para.
PAPİRUSPapirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki.
PAPYONKelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat.
PAQIRSuv yoki boshqa suyuqliklar tashish uchun ishlatiladigan silindrik idish.
PAQQOSQoldiqsiz, butunlay (ovqat).
PARParranda tanasini qoplab turadigan yumshoq va nafis pat.
PARADevletçe bastırılan, üzerinde saymaca değeri yazılı kağıt veya metalden ödeme aracı, naki…
PARABELLUMAlman ordusunda kullanılmış olan otomatik bir tabanca.
PARADİBir tiyatroda en üst balkon.
PARADOKSKökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce
PARAFYalnız baş harflerle yazılan kısa imza.
PARAFEParaf konulmuş, parafla imzalanmış.
PARAGRAFHerhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümü.
PARALAMAK(Genellikle yırtıcı hayvanlar için) Parçalamak.
PARALELYan yana ve birbini kesmeden, birbirine kavuşmadan uzanıp giden (şeyler), koşut, muvazi.