HAYOT jamgʻarmasining bepul milliy loyihasi
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g sh ch
NAHIV

SINTAKSIS

NAHORLIK

Ertalabki ovqat; nonushta.

NAHOSh

NOXUSH

NAHOT(KI)

Soʻroq va taajjub, shubha maʼnosini bildiradi.

NAHS

Gʻusl qilmagan, nopok.

NAİL

ERISHGAN

NAİP

Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.

NAJOT

Xalos boʻlish, qutulish.

NAJOTKOR

Najot beruvchi, xalos etuvchi, qutqaruvchi.

NAKARAT

Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça.

NAKAVT

Boks maçında yumruk etkisiyle yere düşen ve 10 saniye içinde kakıp devam edemeyen oyuncun…

NAKDEN

Para olarak.

NAKDİ

Para ile ilgili, paraca.

NAKİL

Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme.

NAKİT

Para, akçe.

NAKIS

Eksik, tam olmayan, noksan.

NAKISh

Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yap…

NAKKARE

Mehterhanede yer alan, iki değnekle vurularak çalınan bir tür davul.

NAKKARHANE

Mızıka takımına ve bunun bulunduğu yere verilen ad.

NAKKASh

Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi.

NAKLEN

Nakil yoluyla, aktararak.

NAKLETMEK

Nakil işini yapmak, bir yerden başka bir yere geçirmek, iletmek.

NAKLİYAT

Taşıma işleri, taşımacılık.

NAKLİYE

Taşıma işi.

NAKShETMEK

Süslemek, bezemek, nakış yapmak

NAKShİBENDİ

Nakşibendi tarikatından olan.

NAKZETMEK

Bozmak.

NAL

At, öküz gibi hizmet hayvanlarının tırnaklarına çakılan demir parçası.

NALBANT

Hayvanları nallayan kimse.

NALBUR

At nalı yapan demirci.

NALDOʻKEN

Taşlı, çakıllı (yol).

NALIN

Hamam gibi tabanı ıslak olan yerlerde kullanılan, üstü tasmalı, tabanı yüksek, ağaçtan bi…

NAM

Biror narsa tarkibidagi yoki unga shimilgan, singigan suv.

NAM

Ad.

NAMAHREM

Evlenmelerde yasa bakımından sakınca olmayan (kadın ve erkek).

NAʼMATAK

Raʼnogulning bir turi.

NAMAZ

Müslümanların günde beş kez yapmaları dince buyurulan ibadet, salat.

NAMERT

Korkak, alçak, mert olmayan.

NAMLAMOQ

Nam bermoq, xoʻllamoq.

NAMLU

Tüfek, tabanca, kılıç, bıçak gibi silahların uzun demir bölümü.

NAMOYANDA

Biror ijtimoiy guruhga yoki sohaga mansub boʻlgan shaxs.

NAMOYISH

GÖSTERİ; NÜMAYİŞ

NAMOYON

Yaqqol koʻrinib turadigan.

NAMOZ

Musulmonlarning besh mahal

NAMOZSHOM

Kun botishi bilan oʻqiladigan namoz; kechqurun.

NAMUNA

Bir turdagi narsalarning shu narsalar haqida tasavvur bera oladigan bir nusxasi.

NAMUS

Bir toplum içinde ahlak kurallarına karşı beslenen bağlılık.

NAMZET

Aday.

NANAY

Yok.

NANE

Ballı babagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırıı, ço…