Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat
Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат
Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Alifbo koʻrsatkichi
АЛМАШИШ, АЛМАШТИРИШ Değiş, değiş tokuş, değişim.
MÜBALAGʻAМУБОЛАҒА Abartma, abartı.
MÜBAREKМУБОРАК 1.Kutlu, uğurlu, kutsal. 2.Beğenilen, sevilen şeyler için söylenir.
MÜCADELE1.ЖАНЖАЛ, МУЖОДАЛА. 2.КУРАШ. 1.İki taraf arasında,birbirine isteklerini kabul ettirmek iç…
MÜCAHİTМУЖОҲИД Kutsal ülküler uğruna savaşan kimse.
MÜCBİRМАЖБУРЛОВЧИ Zorlayan, zorlayıcı.
MÜCEHHEZ1.БЕЗАЛГАН. 2.ТАЙЁР. 1.Donanmış. 2.Hazırlanmış, hazırlıklı.
MÜCELLİTЖИЛДЧИ Ciltçi.
MÜCERRET1.МАВҲУМ. 2.ЯЛАНҒОЧ 1.Soyut. 2.Yalın durum.
MÜCEVHERЖАВҲАР Değerli süs eşyası.
MÜCRİMАЙБДОР, ГУНОҲКОР Suçlu.
MÜDÜRМУДИР, ДИРЕКТОР İdare eden, yöneten, direktör.
MÜDÜRİYETМУДИРЛИК, МАЪМУРИЯТ Müdürlük.
MÜDAFAAМУДОФАА, ҲИМОЯ Savunma, korunma.
MÜDAFİҲИМОЯЧИ Koruyucu, savunucu.
MÜDAHELEАРАЛАШИШ, БОШ СУҚИШ Karışma, araya girme.
MÜDARAРИЁ Yüze gülme, yüze gülücülük, dost gibi görünen.
MÜDDETМУДДАТ Süre.
MÜDERRİSМУДАРРИС 1.Ders veren, profesör. 2.Medresede veya camide öğretmen.
MÜDRİKИДРОК ҚИЛГАН Anlamış, aklı ermiş.
MÜEBBETУМРБОД 1.Sonu olmayan. 2.Yaşadıkça süren, ömür boyunca süren.
MÜELLİFМУАЛЛИФ Kitap yazan, kitap hazırlayan kimse, yazar.
MÜESSESEҚЎМИТА, МУАССАСА Kuruluş, kurum.
MÜESSİF1.ХАФА ҚИЛУВЧИ. 2.ЁҚИМСИЗ (ҳолат, воқеа). 1.Üzücü, üzüntü veren. 2.Hoşa gitmeyen, kötü (o…
MÜEZZİNСЎФИ Camilerde ezan okuyan din görevlisi.
MÜFESSİRТАВСИРЧИ 1.Kısa ve anlaşılması güç bir metni açıklayan, metnin anlam ve amacı üstünde yor…
MÜFETTİShТАФТИШЧИ Bir kuruluştaki işlerin konu ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini…
MÜFLİSСИНГАН, КАМБАҒАЛЛАШГАН Bir işte bütün parasını batırmış, batkın, iflas etmiş.
MÜFREDATДАРС ДАСТУРИ Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar.
MÜFTÜМУФТИЙ İl ve ilçelerde Müslümanların din işlerine bakan görevli.
MÜFTERİТУҲМАТЧИ Karacı, kara çalan, iftiracı.
MÜHÜRМУҲР 1.Bir kimsenin, bir kuruluşun adını veya unvanının tersine kazılı bulunduğu, metal, …
MÜHÜRLEMEKМУҲРЛАМОҚ, ТАМҒАЛАМОҚ Mühür basmak.
MÜHENDİSМУҲАНДИС Mühendislik mesleğinde olan kimse.
MÜHİMМУҲИМ, АҲАМИЯТЛИ Önemli.
MÜHİMSEMEKАҲАМИЯТ БЕРМОҚ Önemsemek, önem vermek.
MÜHLETМУҲЛАТ Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için tanınan süre, vade, mehil.
MÜJDE1.ХУШХАБАР. 2.СУЮНЧИ. 1.Sevindirici haber, muştu. 2.Muştuluk.
MÜJDELEMEKХУШХАБАР КЕЛТИРМОҚ Muştulamak.
ÜMÜKҲИҚҚИЛДОҚ Boğaz, gırtlak, imik.
MÜKAFAT1.МУҚОФОТ. 2.РАҒБАТ. 1.Ödül. 2.Değerlendirici, sevindirici davranış.
MÜKAFATLANDIRMAKМУҚОФОТЛАМОҚ Ödüllendirmek.
MÜKEDDERХАФА, ҒАМГИН Üzgün, acılı, kederli.
MÜKELLEF1.МАСЪУЛ. 2.КАМЧИЛИКСИЗ. 1.Bir şeyi yapmak zorunluluğu olan, yükümlü. 2.Eksiksiz, özenli …
MÜKEMMELМУКАММАЛ Tam, eksiksiz, kusursuz, yetkin.
MÜKERRERТАКРОРЛАНГАН Tekrarlanmış, yenilenmiş.
MÜLAHAZAМУЛОҲАЗА Düşünce.
MÜLAKAT1.УЧРАШУВ. 1.Buluşma, görüşme. 2.Röportaj.
MÜLAYİMМУЛОҚОТ, 2.РЕПОРТАЖ. 1.МУЛОЙИМ, 2.КЎНГИЛЧАН. 1.Uygun, hoş görülebilir. 2.Yumuşak huylu.
MÜLGAЙЎҚ ҚИЛИНГАН, ЁПИЛГАН Varlığı kaldırılan, kapatılan.