HAYOT jamgʻarmasining bepul milliy loyihasi
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g sh ch
MÜLK

Ev, dükkan, arazi gibi taşınmaz mal

MÜLKİ

Bir ülkeyle ilgili olan

MÜLKİYET

İyelik

MÜLTECİ

Başka bir ülkeye veya yere sığınmış olan, sığınık

MÜLTEFİT

Güler yüz gösteren, hoş davranan

MÜMESSİL

Temsilci

MÜMEYYİZ

İyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran, seçen

MÜMİN

İnanan, inanıcı, imanlı, mutekit

MÜMKÜN

Muhtemel, olabilir, olası

MÜNACAT

Tanrı'ya yakarma, yakarış.

MÜNAFIK

Ara bozan, bölücü, karıştırıcı, fesatçı, müsfit.

MÜNAKAShA

Tartışma.

MÜNASEBET

İlişki, ilişik, ilinti.

MÜNASİP

Uygun, yerinde.

MÜNAVEBE

Nöbetleşme, keşikleşme.

MÜNAZAA

Ağız kavgası, çekişme, münakaşa.

MÜNEVVER

Aydın.

MÜNEZZEH

Temiz, arı.

MÜNFAİL

Gücenmiş, alınmış, kırgın.

MÜNFERİT

Tek, ayrı, kendi başına olan.

MÜNFESİH

Bozulmuş, dağılmış, fesh edilmiş.

MÜNHASIR

Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus.

MÜNKİR

İnkar eden, kabul etmeyen.

MÜNTAHABAT

Seçmeler.

MÜNTEShİR

Yaygın, yayılmış.

MÜNZEVİ

Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven.

MÜPHEM

Belirsiz.

MÜPTELA

Kötü alışkanlıkları olan, düşkün, meraklı.

MÜPTEZEL

Saygınlığını yitirmiş.

MÜRÜVVET

Yiğitlik, mertlik.

MÜRACAAT

Başvuru.

MÜRAİ

İki yüzlü.

MÜREFFEH

Refah ve varlık içinde yaşayan, gönençli.

MÜREKKEP

Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde.

MÜRETTABAT

Gemi, uçak gibi taşıtlarda iş başındaki görevli olan kişiler.

MÜRETTİP

Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan.

MÜRİT

Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ile…

MÜRShİT

Doğru yolu gösteren, kılavuz.

MÜRTECİ

Yeni düzene karşı direnen gerici.

MÜSAADE

İzin, icazet, ruhsat.

MÜSABAKA

Yarış, yarışma, karşılaşma.

MÜSABIK

Yarışçı.

MÜSADERE

İşlenen bir suç karşılığı olarak, suçlunun malının bütünü veya bir bölümünün üzerindeki s…

MÜSAİT

Uygun, elverişli.

MÜSAMAHA

Hoşgörü, tolerans.

MÜSAMAHAKAR

Hoşgörülü davranan,toleranslı.

MÜSAVAT

Eşitlik.

MÜSAVİ

Eşit, denk.

MÜSECCEL

Kütüğe geçirilmiş, tescil edilmiş, sicilli.

MÜSEKKİN

Yatıştırıcı.