HAYOT jamgʻarmasining bepul milliy loyihasi
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g sh ch
İDAREHANE

Gazete, dergi gibi yayım kurumlarında yazı işlerine bakılan yer.

İDAREİMASLAHAT

İşi oluruna bırakmak.

İDARİ

Yönetimle ilgili.

İDDİA

İleri sürülerek savunulan düşünce.

İDDİANAME

Savcılığın soruşturma sonunda iddialarını içinde topladığı yazı.

İDEAL

Ülkü, mefkure.

İDEALİST

Ülkücü.

İDEOLOJİ

Siyasi veya toplumsal bir öğreti oluşturan düşünceler bütünü.

İDEOLOJİK

Bir ideolojiye ait fikirler, düşünceler.

İDMAN

Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma.

İDRAK

Anlama yeteneği.

İFA

Bir işi yapma, yerine getirme.

İFADE

Anlatım.

İFFET

Cinsi konularda ahlak kurallarına bağlılık.

İFİL İFİL

(Rüzgar ve kar için) Hafif, kesintili ve yavaş bir biçimde.

İFİLDEMEK

Hafifçe titremek, ürpermek.

İFLAH

Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi duruma gelme.

İFLAS

Borçlarını ödeyemediğini mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan tüccarın durumu.

İFRAT

Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma.

İFRİT

Kötü ve korkunç cin.

İFSAT

Düzeni bozma, karışıklık çıkarma, kargaşalık.

İFShA

Herhangi gizli bir şeyi, açığa çıkarma.

İFShAAT

Gizli bir şeyi ortaya çıkarmak için yapılan açıklamalar.

İFTAR

Oruç açma, oruç bozma.

İFTİHAR

Övünme, kıvanma.

İFTİRA

Kasıtlı ve asılsız suçlama.

İGʻDE

İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç.

İGʻFAL

Aldatma, ayartma, kandırma.

İGʻNE

Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik ara…

İGʻNE YAPMAK

İğne ile vücuda sıvı bir ilaç vermek

İGʻNELEMEK

İğne ile tutturmak

İGʻRENCh

İğrenme duygusu uyandıran

İGʻRENMEK

Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek

İHALE

Bir işi veya malı birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene bırakma, eksilt…

İHANET

Hıyanet, hainlik

İHATA

Kuşatma, sarma, çevirme, çevreleme

İHBAR

Bildirme, bildirim, haber verme

İHDAS

Ortaya çıkarma, meydana getirme

İHLAL

Bozma, zarar verme

İHMAL

PARVOSIZLIK; LOQAYDLIK

İHMALKAR

BEPARVO; SOVUQQON; LOQAYD

İHRACAT

EKSPORT (chet elga tovar chiqarish)

İHRACh

EKSPORT

İHRAM

EHROM

İHSAN

EHSON; XAYRIYA

İHSAS

SHAMA; PICHING; KINOYA

İHTAR

OGOHLANTIRISH

İHTARNAME

RADDIYA

İHTİDA

Islom dinini qabul qilish

İHTİFAL

XOTIRLASH; YODGA OLISH