HAYOT jamgʻarmasining bepul milliy loyihasi
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g sh ch
İADE

Geri verme, geri çevirme.

İAShE

Yedirip içirme.

İBADET

Tanrı buyruklarını yerine getirme

İBARE

Bir düşünce anlatan birkaç cümlelik söz.

İBİSh

Orta oyununda çoğu kez aptal uşak rolünü oynayan komik.

İBLİS

Şeytan.

İBRE

Ölçü aletlerinde sayı veya işaret göstermeye yarayan hareketli iğne.

İBRET

Yanlış, kötü davranışlardan sakın mayı sağlayan olgu veya bu gibi olgulardan alınması ger…

İCABET

Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme, bir buyruk ve isteğe uyma, kabul etme, raz…

İCAP

Gerek, gereklilik, ister, lüzum.

İCAT

Yeni bir şey yaratma, bulma.

İCAZET

İzin, onay, onaylama.

İCh

Her hangi bir durumun, cismin veya

İCh DENİZ

Boğazlarla ana denize bağlı olan deniz.

İCh GÜDÜ

Doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış.

İCh GÜVEY

Karısının ailesinin yanında oturan damat.

İCh İShLERİ

Bir ülkedeki iç işleri bakanlığının sorumluluğundaki işler.

İCh YÜZ

Görünenden büsbütün başka olan sebep veya nitelik.

İChE DOʻNÜK

Gerginlik ve çatışma durumlarında kendi içine kapanarak başkalarından kaçan.

İChE KAPANIK

Dış dünyaya karşı ilgi ve ilişkisi güçsüz, içine kapanık.

İChECEK

İçilen her şey, meşrubat.

İChERİ

İç yan, iç bölüm.

İChERİK

Bir anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü.

İChERLEMEK

İçin için öfkelenmek, kırılmak.

İChERMEK

İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek.

İChİM

Bir yudumda içilecek miktar.

İChİN

Amacıyla, maksadıyla.

İChİN İChİN

İçinden, açığa vuramayarak, yavaş yavaş.

İChİNDEKİLER

Bir kitabın veya derginin baş veya son bölümüne konulan, kişi, konu, yer adı vb. yi yer n…

İChKİ

İçinde alkol bulunan içecek.

İChKİLİ

İçki içmiş olan

İChLENMEK

Kimseye belli etmeden bir şeyi kendine dert etmek, duygulanmak.

İChLİ

(Taneli sebze veya kuru yemişler için) İçi dolu

İChLİ DIShLI

Senli benli, aşırı teklifsiz.

İChLİK

İçe giyilen çamaşır, iç gömleği

İChMEK

Bir sıvıyı ağza alıp yutmak.

İChMELER

İçinde birtakım tuzlar bulunan suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen ka…

İChRE

İçinde, arasında, içinde.

İChTEN

Yürekten, candan, can alıcı noktasından.

İChTİHAT

Görüş, özel görüş.

İChTİMA

Toplanma, toplantı.

İChTİMAİ

Toplumla ilgili, toplumsal, sosyal.

İChTİNAP

Sakınma, çekinme.

İCMAL

Özet, kısaltma.

İCRA

Yapma, yerine getirme, yürütme.

İCRAAT

Yapılan işler, çalışmalar, uygulamalar.

İDADİ

Eskiden lise derecesindeki okullara verilen ad.

İDAM

Ölüm cezası.

İDAME

Sürdürme, devam ettirme.

İDARE

Yönetme, yönetim.