Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat
Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат
Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Alifbo koʻrsatkichi
Verimini artırmak için toprağa dökülen hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde.
GÜCÜMSEMEKBir işi isteksiz yapmak.
GÜCENDİRMEKGönlünü kırmak, incitmek.
GÜChBir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
GÜCh BELAZorlukla, güçlük çekerek.
GÜChLÜKGüç olan bir şeyin niteliği, zorluk.
GÜDÜKEksik yanı olan, tamamlanmamış.
GÜDÜMYönetmek işi, idare.
GÜFTEMüzik eserlerinin yazılı metni, söz.
GÜGʻÜMGenellikle bakırdan su kabı.
GÜLGülgillerin örnek bitkisi
GÜLÜMSEMEKGüler gibi olmak, hafifçe gülmek.
GÜLÜNChAlayı üzerine çeken, eğlence konusu olan, güldürücü, tuhaf, komik.
GÜL YAGʻIGüllerin imbikten çekilmesi ile elde
GÜLDÜRÜİnsanların, olayların, durumların gülünç yönlerini belirten sahne eseri, komedi.
GÜLDESTEGül demeti.
GÜLE GÜLEGülerek.
GÜLEChHer zaman gülümseyen.
GÜLİSTANGül bahçesi.
GÜLLEEskiden somtaş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindi…
GÜLMEK(İnsan) Hoşuna veya tuhafınagiden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçi…
GÜMRÜKBir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi.
GÜNGündüz.
GÜN DOʻNÜMÜGündüz ve gecenin eşit olduğu gün.
GÜNAHDince suç sayılan iş veya davranış.
GÜNAHKARGünah işlemiş.
GÜNAShIRIBir gün ara ile, iki günde bir.
GÜNAYDINDaha çok sabahları söylenen "gününüz aydın olsun" anlamında bir seslenme sözü.
GÜNCELGünün konusu olan, şimdiki, bu günkü (haber, olay vb).
GÜNDÜZGünün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
GÜNDELİKHer günkü.
GÜNDEMMeclis, kongre gibi toplantılarda görüşülecek konuların bütünü.
GÜNEBAKANAy çiçeği.
GÜNEChÇok güneş alan yer.
GÜNEShGezegenlere ışık ve ısı veren büyük gök cismi.
GÜNEYSolunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri…
GÜRBol ve güçlü olarak çıkan ve fışkıran.
GÜRÜLDEMEKÇok hızlı ve gürültülü ses çıkarmak.
GÜRÜLTÜAralarında uyum bulunmayan titreşimi düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata.
GÜRBÜZSağlam, güçlü ve iyi gelişmiş.
GÜREShBelli kurallar içinde, güç kullanarak, iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yer…
GÜRZSilah olarak kullanılan saplı ağır topuz.
GÜTMEKHayvan veya hayvan sürüsünü önüne katıp otlatarak sürmek, dolaştırmak.
GÜVEChİçinde yemek pişirilen toprak kap.
GÜVENKorku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.
GÜVEN OYLAMASIGöreve yeni başlamış veya görevini sürdüren hükümetin tutumunu değerlendirmek için meclis…
GÜVENLİKToplum yaşamında kanuni düzenin bozulmadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmes…
GÜVENMEKGüven duymak, güveni olmak, itimat etmek.
GÜVERCİNКАБУТАР Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, bir çok…
GÜVERTEGemide ambar ve kamaraların üstü.