Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat
Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат
Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Alifbo koʻrsatkichi
Achigan narsani eslatadigan, bir oz achchiq (hid, tam haqida).
ACHINARLIKishini rahmini keltiradigan holat.
AChINIMAçınmak işi.
AChINMAKGelişmek
ACHINMOQRahmi kelmoq, kuyinmoq.
ACHISHMOQAchib ogʻrimoq, jizillamoq.
AChMAKBir şeyi kapalı durumdan kurtarmak.
ACHOMLASHMOQQuchoq orasiga olib bagʻriga tortmoq.
ACITat alma organında bazı maddelerin bıraktığı yakıcı durum.
ACI BADEMGülgillerden, bir meyve ağacı
ACİBEHiç görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey
ACİLİvedi, acele etmeyi gerektiren
ACİLENHiç zaman yitirmeden, tez elden, gecikmeden, acil olarak
ACİZGücü bir şeye yetmez olan, güçsüz.
ACIKLIAcındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı.
ACIKMAKAçlık duymak, yemek yeme gereğini duymak.
ACIMAKTadı acı duruma gelmek, acılaşmak.
ACIMASIZAcımaz, katı yürekli, merhametsiz
ACIRGAYaban turpu
ACULTez canlı, içi tez, ivecen.
ACUNDünya
ACURKabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, sarımtırak yeşil veya sarı üzerine yeşil lekeli …
ACUZEHuysuz, çirkin ve yaşlı kadın.
ADBir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, bildirmeye yarayan söz, isim.
ADAHer yanı su ile çevrili kara parçası.
ADA ChAYIBallı babagillerden, tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan ıtırlı bir bitkiden yapılan sı…
ADA TAVShANIEvcil cinsleri de olan , tavşana yakın bir kemirici memeli.
ADABJamiyatda, kishilar bilan muomalada oʻzini tuta bilish; axloq, tarbiya va unning normalar…
ADABIMUAShERETTerbiyeli, ince davranmak için tutulması gereken yollar, davranış bilgisi, topluluk töres…
ADABIYBadiiy adabiyotga oid.
ADABIYOTBir xalqning, davrning badiiy, ilmiy, filosofik va boshqa asarlari majmui.
ADAKAdamak işi veya adanılan şey, nezir.
ADALEKas
ADALETHak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe.
ADALIAda halkından olan ( kimse)
ADAMİnsan.
ADAMAKBir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kurban kesip yoksullara dağıtmak veya kutsal bir güce …
ADAMAKILLIGereğinden çok, iyice
ADAMLIKİnsana yakışacak durum,tutum ve davranış.
ADAPTöre.
ADAPTASYONBir eseri çevirildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uyarlama.
ADAShAdları aynı olanlardan her biri.
ADASHBiror kimsa bilan ismi bir kishilar.
ADASHTIRMOQYoʻlini yoʻqotib qoʻymoq.
ADAVETDüşmanlık, yağılık.
ADAYBir görev,bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse.
ADDETMEKSaymak.
ADEMYokluk, hiçlik, ölüm
ADESEMercek.
ADETBir kimsenin, bir toplumun yapmaya alışmış olduğu davranış biçimi, örf, alışkı.